Leros: Hâlâ Keşfedilmeyi Bekliyor
Bunları da Sevebilirsiniz

Bize çok yakın ama doğrudan ulaşım olmadığı için Türk turist kalabalığından uzak bir ada Leros. Yatçılar, yat sahipleri iyi biliyor ama burayı. Şaşırtıcı biçimde adada gittiğim ikinci restoran Mylos mesela. O gece neredeyse tüm masalar, biz Türkler tarafından doldurulmuştu. Hâlâ keşfedilmeyi bekliyor yine de...

- Ufuk Kaan Altın

Turist kalabalığından korunmayı başarmış Leros. Kendi adıma sevindim tabii, Adalılar ne düşünüyor bilmem ama. Bakir, hatta yer yer ıssız buralar. Türkiye'den doğrudan ulaşım yok. Bodrum'dan Kos'a, oradan da Leros'a geçmeniz mümkün. Yatçılar iyi biliyor bu şirin adayı. Rotalarına çok önceden almışlar, belli. Ada'daki restoran ve otellerdeki müşteri profilini görmek yetiyor bu çıkarımı yapmaya.

Tanıdık bir isim

Kısacası keşfedilmeyi bekliyor hâlâ. Keşfetmeye başlayalım o halde. Restoranlardan başlamak en iyisi. İlk durağım Bourtzi. Kelime anlamı kale burcu. Zaten hemen üzerinde de kalıntıları görmek mümkün. Sahibi, tanıdık bir isim: Simi Adası'ndaki meşhur Manos'un sahibi Manos Magkos'un küçük kardeşi Mihalis. Manos'la yıllarca birlikte çalıştıktan sonra kendi kanatlarıyla uçmaya karar vermiş. Dükkanı açalı daha bir ay bile olmamış. Açmadan önce, gidip gelmiş günlerce, aşık olmuş buraya.

Durup yerleşmeli insan zamanı gelince

Arkasını kayalıklara vermiş 1800'lerden kalma bir binada klasik Yunan lokantası usulü hizmet veriyorlar. 17 yılı bulan aşçılığının tüm hünerlerini sergiliyor Mihalis. Benimle yaşıt. 41 yaşında, gözlerinin içi gülen sevimli, koca bir adam bulacaksınız karşınızda giderseniz dükkânına. “Çok gezdim, çok dolaştım. Artık durup yerleşmenin zamanı geldi" diyor “Neden burası, neden Leros?" diye sorunca. Sevgilisiyle birlikte çalışıyorlar. Mutfak, Mihalis'ten soruluyor tabii. Ağabeyi gibi o da mezelere düşkün. Kaşla göz arasında masayı donatıveriyor. Önce rakıyı getiriyor tabii.

Taze taze, lezzetli

Tadım için getirdiklerinin tamamı, kendi yapımı. Safranlı taramayla başlıyorum denemeye. Yoğun, keskin bir tat. Salamura hamsi, bizim restoranlardakilerden üstün. Taze olduğu belli. Denizlerin en büyük midyesi pina'dan çıkan içi, kendi suyunda pişmeye bırakmış. Zeytinyağı ve limon suyuyla aromasını zenginleştirmiş. Denizi içer ya da yermiş gibi oluyorsunuz. Deniz yosununu da ince ince kıymış. O da aynı etkiyi veriyor damakta. Alışık olmayanlar için baskın bir tat ama, söylemeden geçmeyeyim. Kapari turşusu ve kaya koruğu, bir parça dengeliyor neyse ki şu ana kadar masaya getirdiklerini Mihalis'in.

Kırmızı şaraplı ahtapot da fazlasıyla zengin bir tat. Kefal salamurası da öyle. Tam benlik, baktığınız zaman. Envai çeşit deniz ürününü bulabilirsiniz Bourtzi'de. Ben de fırsatı tepmedim tabii. Bir 20'lik rakıyla bu eşsiz lezzetlerin tadına baktım.

“Ben balıkçıyım. Yemediğim bir şeyi, müşterilerime sunmam" diyor Mihalis. İyi ki de öyle yapıyor. Takdir ettim...   

Ah biraz zamanım olsaydı!

Bourtzi, hiç yabancılık çekmeyeceğiniz salaş, samimi bir balıkçı meyhanesi. Bir zamanların açık hava sinemalarında, kahvelerde yaygın olan ahşap sandalyeler, deniz kenarına atılmış mermer masalar, mavi-beyaz dekorasyonla çok güzel bütünleşmiş. Güneşin batışını burada seyretmek vardı ya, maalesef zamanım yok. Koyun karşı ucundaki Mylos'a da uğrayacağım.

Benden hesap almıyor Mihalis. Dolayısıyla ne söylesem yalan olur ama böyle bol mezeli, rakılı bir masa için en azından bir 40-50 Euro'yu gözden çıkarmak gerekir.

Mihalis ile kucaklaşarak ayrılıyorum taptaze dükkândan. Yeniden geleceğimi bilmenin keyfiyle...

Taki Baba ile tanışın

Evet, ikinci durağım Mylos'tayım. Güneşin kavuşmasına az kaldı. Üstelik, o gecenin ilerleyen saatlerinde enfes bir dolunay çıkacağından da habersizim.

Birkaç masa dolu içeride, diğerlerinin üzerinde de rezerve yazıları. Saçı, bıyığı ağarmış, uzun boylu bir adam mutfağa açılan kapının dibindeki masada tek başına oturuyor. Yaklaşıp “Oturabilir miyim?" diye soruyorum. Yer gösterip kendisi kalkıyor. Meğer Mylos'un sahibi Takis Koutsounaris'den başkası değilmiş bu zat. “Türkler bana Taki Baba der" diyor, gülerek. Neden dükkânına geldiğimi anlatınca ilgileniyor, bana eşlik etmeyi kabul ediyor Taki Baba. Ama önce beni mutfağa götürüp balık ve deniz ürünlerini gösteriyor bir öğretmen edasıyla. Sinaritler, orfozlar, çipuralar; ne isterseniz var. Benim gözüm tekirde kalıyor ama. Neyse, daha balığa çok var. Yeri gelince ona döneriz yine.

Peynirli kadayıf mı, o da ne?

Şimdi, balık çorbasından anlatmaya başlayalım. İçinde başta iskorpit ve kefal olmak üzere 5-6 çeşit balık var. Kıvamlı, terbiyesi yerinde. O kadar çok seviyorum ki, cep telefonuyla fotoğrafını çekmeyi unutuyorum. Diğer makinayla kayıt tamam ama...

Bir 20'lik rakı söyleyip meze seçimini de ona bırakıyorum. Kılıç balığından pastırma, ahtapot karpaçyo, hamsi salamurayla donatıyor masaya birkaç dakika içinde. “Bir de peynirli kadayıf getirsinler, onu da dene" diyor. “Dur yahu, tatlıya daha var" gibilerinden bakınca gülümsüyor. Tatlı değilmiş meğer peynirli kadayıf. Kadayıfa sarılmış bir çeşit peynirli sıcak börek. İlginç bir lezzet...

İşin sırrı, yürekte

Dükkân yavaş yavaş yükünü alıyor. Hemen herkes Türkiye'den. Taki Baba da herkesi tanıyor neredeyse. “Bu işin sırrı nedir?" diye soruyorum, cevabı “Sır mır yok. İşini yüreğinle yapacaksın" oluyor.

Sırada, masaya oturmadan seçtiğim tekir var. Çıtır çıtır kızartmışlar iri tekirleri. Yağ çekmemiş. Sunum da gayet başarılı.

O esnada, parmağıyla gökyüzünü gösteriyor Taki Baba. Anlamıyorum, meğer dolunayı işaret ediyormuş. Güzel gecenin finaline de bu yakışırdı.

Rakı dahil önüme getirilen hesap, 45 Euro. “Sen 20 Euro ver, yeter" diyor Taki Baba. Hesap ödeme çabalarım sonuçsuz kalıyor. Sadece 5 Euro bahşişi kabul ediyor, “Çocuklara bu kadarı yeter" diyerek.

Yürekten bahsetmesi boşuna değil, gördüğünüz gibi...

Yel değirmenlerine karşı değil yan yana

Mylos'un kelime anlamı, yel değirmeniymiş. Lokantanın dibinde de tarihi bir tanesi tüm heybetiyle müşterileri selamlıyor zaten. 16 yıl önce yola çıkmışlar ailecek. Mutfakta Taki Baba'nın oğlu var mesela. Oradan çıkan her şey taze, her şey lezzetli. İşini bu kadar sahiplenmesi artı puan. Bu tonton adamı pek sevdim. Yolunuzu Mylos'a düşürün, siz de seveceksiniz Taki Baba'yı. Eminim...

Bourtzi
Adres: Agia Marina
Tel: 00 30 22470 24665
Facebook

Mylos
Adres: Agia Marina
Tel: 00 30 22470 24894
www.mylostavern.gr